PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocukların Öfke Nöbetleriyle Başa Çıkmanın 12 Yolu


TrauN
22.Ocak.2019, 17:50
Okul öncesi dönemde derhal her çocuk zaman vakit öfke nöbetleri yaşayabilir. Yani sebepsiz yere bağırır, çağırır, hatta sağa sola baş bile atabilir. Anne babalar da bu tür durumlar yaşandığında, “Bu yaşta bu sinir normal mi ya?” diyerek endişelenirler.<br />Uzmanlar normal olduğunu söylüyor. O yüzden lütfen çocuğunuz öfke nöbetine girdiğinde çok ciddiye alıp, “Çocuk şimdi böyleyse, ileride kim bilir ortalığı nasıl dağıtır?” diyerek bunalıma girmeyin.<br />Veya çok hafife alıp, “Sinirini yerim senin, nasıl da sinirlenirmiş benim aslanım!” diye olayı tiyatroya çevirmeyin.<br />Bunun yerine öfke nöbetlerinin tekrarlamaması için neler yapılması gerektiğini araştırın. örneğin aşağıdaki 12 önemli tavsiyeyi okuyun ve uygulamaya çalışın!<br />1- Çocuğunuzun çok beğeni aldığı ama devam edemeyeceğiniz aktivitelere hiç başlamayın. örneğin çocuğunuz sırtınızda gezmekten çok hoşlanıyor. Eğer çocuğu en az 5-10 dakika sırtınızda gezdiremeyecek kadar yorgunsanız, maceraya hiç başlamayın. Çocuğu sırtınıza alıp on adım attıktan sonra en yakın koltuğa bırakmayın yani. Eğer böyle yapıyorsanız çocuğun bağırıp, çağırarak ortalığı inletmesi normaldir.<br />Çocuğu Omuzda Gezdirme<br />Çok sevdiğiniz bir tatlıyı düş edin. Önünüze bir tepsi bu tatlıdan koysalar, sonra da nohut kadar bir parça verip dolaba kaldırsalar kendinizi nasıl hissederdiniz?<br />2- Çocuğunuz aç, yorgun veya uykusuzken iddialı etkinliklerde bulunmayın. Aç veya uykusuz bir çocuk zaten öfkelenmek ve bağırmak için bahane arar. Bu tip durumlarda en iyi şey çocuğu kendi haline bırakmak veya kitap okuma türünden sakin etkinlikler yapmaktır.<br />Çocuk Uykulu <br />Uykusu gelmiş çocuğunuzla koridorda top oynamaya kalkmayın mesela! Mutlaka bir bahane bulup ağlamaya başlar. Siz niye ağladığını bulmak için baş yorarsınız. Topu değiştirirsiniz, bilerek gol yersiniz vs. Ama hiçbiri işe yaramaz. Çünkü mevzu, bahis topla değil, uykuyla ilgilidir.<br />3- Eğer çocuğunuzun sinirlenmeye başladığını ayrım ederseniz, sinirlenmesine neden olan her neyse unutturmaya çalışın ve dikkatini başka bir şeye çekin. örneğin çocuğunuz resim yapıyor ve kalemin ucu sürekli kırıldığı için kendi kendine sinir yapıyor… Böyle bir durumda kalemin ucunu açmaya çalışmak yerine, onu resimden uzaklaştırın.<br />Mesela bir mecmua bulup içindeki hayvan resimlerine yoğunlaşmasını sağlayın. Çünkü sinir başladığında ne yaparsanız yapın önünü almak zordur. Dünyanın en sağlam kalemini bulup getirseniz de, çocuk bir şeyler bulup tekrar o konuyla alakalı sinirlenmeye çalışacaktır.<br />4- Çocukların öfke nöbetleri, genellikle yeni keşfettikleri bağımsızlığın sınırlarını keşfetmeye çalışırken oluşur. Yani çocuk ne kadar bağımsız olduğunu anlamaya çalışırken sizi sınav eder. Aş yeme konusunda ne kadar serbest olduğunu anlamak için ağzına tek lokma koymaz mesela. Böyle durumlarda çocuğa seçim hakkı tanımak en çok işe yarayan yöntemdir.<br />Hiçbir şey aş istemeyen bir çocuğa, bütün yemekleri yedirmek için anlamsız bir çaba içine girmek yerine, masadaki yiyeceklerden bir tanesini tercih etmesini isteyin. “Pilav mı aş istersin, yoksa köfte mi?” diye mesele mesela. Bırakın çocuk birisini seçsin ve sadece onu yesin. İkisini de yemeyi reddederse bu kez, “Bir şey yemeden sofradan kalkarsan derhal yatmak zorunda kalırsın. Biraz aş yiyip oyun oynamayı mı tercih edersin, yoksa derhal yatmayı mı?” şeklinde tercih sunmaya devam edin. Ama tüm taktiklere rağmen çocuk aş yemeden kalkarsa mutlaka yatırın. Yoksa gayretleriniz boşa gider.<br />5- Bir sürü yol denemiş olmanıza rağmen öfke nöbetiyle başa çıkamıyorsanız, en iyi yöntem fiziksel olarak kendisine ziyan verebileceği şeyleri ortadan kaldırıp kendi başına bırakmaktır. Eğer çocuğun sebepsiz yere ağlamasına sinirlenir ve ağlaması için ortada hiçbir neden olmadığına dair onu ikna etmeye çalışırsanız, her şey daha kötüye gider.<br />Çocuk bu açıklamalarınızı asla anlamaz ve karşılıklı olarak sinirlenmeye devam edersiniz. Bu yüzden hiçbir yöntem işe yaramazsa bırakın ağlasın. Bir süre sonra yorulup susacaktır. Ortalık sakinleştikten sonra oturup konuşmanız daha mantıklı olacaktır.<br />6- Çocuğununuz öfkelendiğinde sizin öfkelenmeniz kolaylaşır. Bu tür durumlarda kontrolü kaybedip daha sonra pişman olacağınız şeyler söylemeyin veya yapmayın. Eğer çocuktan daha çok öfkelenir ve kontrolü kaybederseniz, daha sonraki ağlama krizlerinde hep aynı şeyi yapmak zorunda kalırsınız. Bu yüzden çocuğa limitlerinizin en uç noktalarını göstermeyin. Mutlaka ileriye yönelik atacak adımlar bırakın.<br />7- Çocuğunuzun siniri geçtiğinde yanına gidip bu durumdan hiç memnun olmadığınızı belirtin. Konuşmanın sonunda da, “Ama seni kutlama ediyorum. Bu kadar kısa zamanda ağlamayı kesip normale dönmen beni çok gururlandırdı” türünden cümleler kurun. Sonra sarılın ve “Şu anda kendini iyi hissetmene çok sevindim” deyin. Konuyu da çok uzatmadan beraber bir şeyler yapın.<br />8- Eğer çocuğunuz sinirliyken yumruk atıyor, tekme savuruyor veya sağı solu dişliyorsa sadece bu hareketler üzerinde durun. Yani sehpaya tekme atan bir çocuğa, “Niye böyle sinirlisin, derdin ne?” diyerek konuyu dağıtmayın. Sadece tekme atmasına yoğunlaşın ve onun hakkında konuşun. Çok sinirlense bile yumruk, tekme atmasının asla hoş görülemeyecek bir devinim olduğunu ve bir daha asla tekrarlamamasını söyleyin.<br />9- Çocuğunuz öfke nöbetindeyken onunla asla dalga geçmeyin. örneğin yüksek sesle ağlarken, şaşırtmak veya dalga geçmek için ondan daha gürültülü bir şekilde bağırarak ağlama numarası yapmayın. Çocuklar dalga geçildiklerini derhal anlarlar ve ciddiye alınmadıkları zaman denetim altına alınmaları iyice güçleşir.<br />10- Çocuğunuz, istediği bir şey olmadığında öfke nöbetine giriyor ve sonunda istediği şeyi alıyorsa geçmiş olsun. Bundan sonra sinir krizlerinin artarak devam edeceğinden emin olabilirsiniz. Mevzu, bahis ne olursa olsun ağladığında veya ortalığı ayağa kaldırdığında istediği şeyi elde edemeyeceğini öğretin. Eğer pes ederseniz, her seferinde daha da uzayan öfke nöbetleriyle yaşamaya alışmanız gerekir. Öyle devinim edin ki, çocuğunuz ağlayarak veya bağırıp çağırarak bir şey elde edemeyeceğini net bir şekilde öğrensin.<br />11- Kalabalık ortamlarda çocuğunuzun sinir krizine girmesi ve ortalığı inletmesi kimi utanç verici olabilir. Ancak böyle bir vaziyet olduğunda, asıl önemli olan şeyin çocuğunuz olduğunu unutmayın ve kalabalığın nasıl tepki vereceğini düşünmeyin. Veya kalabalıktan utanarak çocuğunuzun ağlayarak istediği şeyi yapmayın. Onu daha sakin bir yere götürerek sakinleşmesini sağlamaya çalışabilirsiniz. Bu arada sinirlenmeyin veya sinirlenseniz bile bunu çocuğunuza belli etmeyin. “Sen sakinleşene kadar burada beklemek zorundayız. Normale döndüğünde biz de yerimize dönebiliriz” deyin ve sakin bir şekilde bekleyin.<br />12- Çocuğunuz sadece ağlama krizine girdiğinde sizin ilginizi çekebildiğini öğrenirse de işiniz zor. Yani normal şartlarda elinizde cep telefonuyla takılıyor ve çocuğunuzla hiç ilgilenmiyorsanız ama avazı çıktığı kadar bağırmaya başladığında havalara atıp tutuyorsanız gelişmekte olan anne grubundasınız demektir. Böyle yaparsanız, çocuk ne zaman alaka görmek istese bağırmaya başlar. Bu yüzden kriz gelmeden önce çocuğunuzla zaman geçirmeye çalışın. Bağırmaya başladığında tam bilakis ilginizi azaltın.