PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocuğunuzun nasıl biri olacağı sizin elinizde!


TrauN
22.Ocak.2019, 17:49
<b>Psikolog Gani Eser;“çocukların yetiştirilme biçimlerinin tüm yaşamlarını etkilediğini,” söyleyerek mevzu, bahis ile ilgili okuyucuları aydınlatacak görüşlerini açıkladı.</b><br /> <br /> <b>ÇOCUKLARINIZA KARŞI TUTARLI YAKLAŞIN</b><br /> <br />Çocuklarımızın en büyük korkusu belirsizlik ve güvensizliktir. Sınırlarını bilmeyen çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu<a href="http://www.elmaelma.com/" target="_blank">,</a> doğru olanın hangi durumlarda yanlış olabileceğini bilememenin sıkıntısını yaşarlar.<br /> <b>Kurallar belirli olmalı</b><br /> Aile içinde öğretilmesi gereken kurallar konusunda belirsizlik yaşayan çocuk bocalar. Bunun sonucunda ya isyankâr bir tavır sergiler ve şiddete yönelir ya da pes fiyat ve içine kapanır.<br />“Dilediğin her şeyi yapmakta özgürsün<a href="http://www.elmaelma.com/" target="_blank">,</a> ” iletisi bir çocuğa sevinç vermez. Aksine özgürlüğünün sınırları belirlenmediği için bocalar, hata yapma ve cezalandırılma korkusu ile ne yapacağını şaşırır.<br /> <b>Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ebeveynlerinin fiil ve tavırlarından anlayarak kişisel ahlakını oluşturmaya çalışan çocuk, sözcükleri önemsemez. Ebeveyn ve baba söylediklerinin tersini yapıyorlarsa onları gözlemler ve eylemlerini taklit eder.</b><br /> <b>Tutarlılık önemlidir</b><br /> Tutarsızlık çocuğun güvenini azaltır ve kendisi de eş bir tutum edinmeye başlayabilir. Bu nedenle söylediklerimizle yaptıklarımız arasında ahenk içinde olmamız ve çocuğumuzun yanında yalan söylememeyi kaide haline getirmemiz önemlidir.<br /> <b>Anne ve babanın uyumu da çocuk için son radde önemlidir. Birinin yapabilirsin dediğine diğeri ceza uyguluyorsa çocuk dengesizleşir. İzin veren tarafa yaklaşıp diğerine düşmanca bir tavır geliştirebilir.</b><br /> <b>Hata yapma özgürlüğü</b><br /> Hata yapmak gelişmenin gereğidir. Her çocuk hata yapma özgürlüğüne sahip olmalıdır ki yaşam deneyimi kazanabilsin. Eylemlerinin sonuçlarına katlanmak da mesuliyet almanın esas koşuludur.<br />Bizim toplumumuzda umumi olarak çocuklarımıza yaklaşım biçimimizde bir yanlışlık vardır.<br /> Çocuk istenmeyen bir eylemde bulunur ya da ahlaksız bir söz söylerse önce tokadı yer ya da azarlanır; ağlamaya başlar, gözyaşlarına dayanamayan ebeveyn ya da baba tarafından kucağa alınıp teskin edilir.<br />Aşama aşama incelersek; çocuk bir eylemde veya söylemde bulunur. Bu fiil veya söylem <br />uygunsuzdur. Eğer aile bireyleri eş davranışlarda bulunuyor veya çocukların yanında küfür içeren sözler sarf ediyorsa çocuğu suçlamak ne kadar doğru olur buna siz karar verin.<br />Öyle olmadığını; çocuğun bu tavrını dışarıdan edindiğini varsayarsak,anne babanın vereceği tepkinin fiziksel ya da sözel şiddet içermesi doğru değildir. Verilen tepki karşısında çocuğun korkması, şaşırması ve ağlaması doğal bir durumdur.<br />Hatalı olduğunu anlayan çocuk ağlayarak sığınacak bir kucak arar. Duygusal şantaja boyun eğen ebeveyn ya da baba sarılır, öper, koklar. Sanki bir dakika önce yaşananlar yokmuş gibi bir izlenim yaratılır.<br />Bu tür tutumlar sürekli tekrarlanırsa; tepki gösteren ya da ceza veren ebeveyn sakinleştirme sürecini üstlenmişse de;<b> biri cezalandırıp diğeri teskin ediyorsa da çocukta tutarsızlıktan kaynaklanan güvensizlik duygusu oluşur. </b><br /> <b>Olumsuz sonuçlar</b><br /> <b>Her menfi davranışı sonrasında sevgi gösterilmesini bekleyen bireyin yetişkin olduktan sonra da aynı türden bir beklentiye girmesi, cezalandırılmayı sevgi ile özdeşleştirmesi, beklentileri karşılanmadıkça şiddete eğilim göstermesi ya da içine kapanması olağan sonuçlardır.</b><br /> Ne yazık ki; toplumumuzda bu kadar çok şiddete eğilimli fert olmasının nedeni; çocukluk dönemlerinde ebeveyn babaların bilinçsiz ve tutarsız yaklaşımlarıdır.<br /> <br />