TrauN
22.Ocak.2019, 17:49
<b>Üsküdar Üniversitesi NPISTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Feneryolu Polikliniği’nden uzman klinik psikolog Seliyha Dolaşır, erken doğuma karşı baba adaylarını uyardı.</b><br /> <br /> <br /> <br /> <br /> <b>Sakın gebe eşinize vücuduyla ilgili şaka yapmayın!</b><br />Hamilelik sırasında ebeveyn adayları hormonal değişiklikler<a href="http://www.elmaelma.com/" target="_blank">,</a> stres ve fiziksel değişimlerinden dolayı farklı bir psikoloji yaşıyor. Hamilelerin<a href="http://www.elmaelma.com/" target="_blank">,</a> 9 ay 10 günlük sürede ani ağlama krizleri, aşırı duygusallık, mutsuzluk ya da alıngan tavırlar gösterebildiğini belirten uzman klinik psikolog Seliyha Dolaşır, depresyonun erken doğuma sebep olabileceğini söyledi.<br />Dolaşır, özellikle baba adaylarını uyardı ve “Hamile eşinize asla fiziksel görünümüyle ilgili şaka yapmayın” dedi.<br /> Üsküdar Üniversitesi NPISTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Feneryolu Polikliniği’nden uzman klinik psikolog Seliyha Dolaşır, ebeveyn adayının hamilelilik sürecini sağlıklı geçirebilmesinin bebeğin sağlığı ve gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Dolaşır, bebeğin oluştuğu şartların hamilelik döneminin nasıl geçirileceğini etkilediğini belirterek şöyle konuştu:<br /> <b>Çiftler sebep çocuk ister?</b><br /> “Genellikle her çift kendilerine ait sebeplerden bebek yapar. Hayallerini gerçekleştirmek için, evlilikteki doyumu arttırmak için, eşi-kaynak aileyi-ilk çocuğu yani bir başkasını memnun etmek için ya da biyolojik saati geçeceğine inandığı için bebek sahibi olmak ister. Bu sebeplerin hamilelik, doğum ve anne-bebek ilişkisi üzerinde çok önemli etkileri vardır. Çünkü bireyler çocuk sahibi olma sebeplerine göre “çocuk sahibi olmak” kavramına farklı noktalardan bakar ve farklı tanımlamalar yaparlar. Ancak hamilelik sevgi dolu bir ilişkinin sonucu olsa da, plansız zamanlamalı olsa da ya da zorlu tedavilerin sonucunda gelse de bilinen esas bir şey vardır o da; süreçte yaşanan endişelerin aynı olduğudur.<br /> <b>Anne adaylarının tümü bu süreçte bazı endişeler taşırlar: Hamilelik nasıl olacak? Doğum nasıl olacak? Bebek nasıl olacak? Ben nasıl bir ebeveyn olacağım?...</b><br />Anne adayı, kendisini nasıl bir deneyimin beklediğini bilmemenin sonucu olarak heyecanlı, kaygılı bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Bu dönemde birçok kadın hormonal değişikliklere bağlı olarak denetim edemedikleri iniş-çıkışlar yaşarlar. Dolayısıyla ani ağlama krizleri, aşırı duygusallık, ilişkilerde alınganlıkların artması vakit vakit biyolojik sebepler vakit vakit da psikolojik sebeplerden dolayı ebeveyn adayı farklı his durumları yaşar. Kimi mutsuz, kimi endişeli, kimi aşırı alıngan olur.”<br /> <b>Annedeki mutsuzluk bebeğe geçer!</b><br /> Devam eden bu psikolojik değişikliklerin ebeveyn karnındaki bebeği de menfi etkilediğini kaydeden Dolaşır, özellikle hamileliğin ilk evrelerinin önemli olduğunu vurguladı. Dolaşır şöyle devam etti:<br /> “Özellikle hamileliliğin 8’inci haftasından itibaren bebekte hafıza ve dokunma hissi oluşmaya başlar. Ebeveyn adayı strese girdiğinde, mutsuz olduğunda kortizon adrenalin salgılar, bu da plasentadan bebeğe geçer. Bu sebeple hamilelik sürecinde mutsuzluk kaynağı olabilecek her şeyden mümkün olduğu kadar ırak kalmaya çalışmak önemlidir.<br />Anne ve bebeğin etkileşimi, hamileliğin 8’inci haftasında başlayıp gelişerek doğuma kadar devam eder. Gerek hormonal gerek fiziksel gerekse psikolojik değişimlerin başladığı ilk üç ay içerisinde yoğun ve karmaşık his durumları, endişe ve korkular, belirgin sağlık sorunları; bulantı, iştahsızlık, yorgunluk ve uyku bozuklukları görülmesi normaldir.<br />Ancak ısrarlı bir şekilde devam eden yorgunluk, isteksizlik, alaka kaybı, mutsuz ve üzüntülü olmak, ağırbaşlı dikkat dağınıkları, sürekli ağlama hali, alınganlık, umutsuzluk ve karamsarlık, aşırı öfke ve sinir varsa, ebeveyn adayına hamilelik depresyonu teşhisi koyuyoruz. Bu his durumu ebeveyn adayının hamileliği süresince bütün düzenini ve hayata bakışını belirler, ebeveyn adayının psikolojisinde ortaya çıkan değişimler bebeğin sağlığını ve gelişimini de etkilediği için hamilelik depresyonun gözlendiği durumlarda mutlaka yardım almak gereklidir."<br /> <b>Depresyon erken doğuma yol açıyor!</b><br /> Araştırmalar çağdaş çağın sorunu olarak çok yaygın görülen hamilelik depresyonun erken doğuma kadar varan menfi sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Bu nedenle hamilelik depresyonun tedavi edilmesi gereklidir.”<br /> <b>Anne adayı ‘Karnım büyüdü eşim beğenmez’ endişesi taşır!</b><br /> Hamilelik sırasında ebeveyn adayına özel ve farklı yaklaşılması gerektiğini kaydeden Dolaşır, bu konuda en büyük görevin baba adayına düştüğünü söyledi. Dolaşır, ebeveyn adayına bu sıkıntılı süreçte destek olmak ve yanında olduğunu hissettirmenin lüzumlu olduğunu da söyleyerek şöyle konuştu:<br />“Baba adayı, eşine, hamileliğin ve bebeğin kendisi tarafından da heyecanla beklendiğini ve istendiğini anlatım etmelidir. Ayrıca kilo almak, fiziksel birtakım değişiklikler yaşamak hamileliğin doğal süreci içinde beklenen bir vaziyet olsa da ebeveyn adayını en çok sıkıntıya sokan mevzu, bahis budur. Artık beğenilmediğini, eski bedensel görüntüsüne kavuşamayacağını düşünen ebeveyn hormonlarının da yol açtığı aşırı hassasiyet nedeniyle önemli psikolojik sıkıntılar yaşayabilir.”<br /> <b>Fiziksel görünümüyle ilgili şaka yapmayın!</b><br /> Ebeveyn adayına hamilelik süresince destek olunması gerektiğini de belirten Dolaşır, alışveriş ve hekim kontrollerine baba adaylarının da gitmesini önerdi. Dolaşır “Baba adayları çok dikkatli olsunlar. Bu dönemde asla fiziksel durumuyla ilgili espriler yapılmamalıdır. Bebekle ilgili bütün işlerde, alışverişte ve hekim kontrollerinde mutlaka yer almak gerekir. Ayrıca ebeveyn adayının yaşadığı endişeleri hafife almamak, his ve düşünceleriyle alay etmemek de önemlidir. Baba adayının tutumları çok önemlidir. Hamilelik depresyonu söz konusu ise mutlaka psikiyatrik ya da psikolojik destek alınmalıdır. Bu süreçte de ebeveyn adayının yanında olunmalıdır.” diye konuştu.<br /> <br />