PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kendine uzman: Çocuk hastaysa anne yapmıştır!


TrauN
22.Ocak.2019, 17:49
Beşikte Durduğu Gibi Durmuyor kitabı yazarı Dicle Keskinoğlu çocuklarına gribal<br />enfeksiyon teşhisi konduğunda yaşadıklarını anlatıyor.<br />Kış aylarının en korktuğum olayı, çocuklarıma gribal enfeksiyon teşhisi konması.<br />Biliyorum ki gribal enfeksiyon milyonda bir görülen bir rahatsızlık değil, hatta çocukların<br />grip olması değil olmaması daha ağırbaşlı bir araştırma konusu olabilir. Sorun şu ki;<br />çocuklarımın hastalanmasından değil aile büyüklerimin çocuklarımın hastalanması<br />üzerine gösterdikleri tepkilerden çekiniyorum.<br />Açıkçası geçici rahatsızlıklara aldırış etmiyorum. Çocuk bu hastalanmadan büyümez<br />deyip hastalığı gözümde büyütmüyorum. Ancak gelin görün ki bazı aile büyüklerim<br />çocuğun hastalanmasını olağan karşılamadıkları gibi anında saldırıya geçiyorlar.<br />Eleştiri okları direk size yöneltilmiyor belki ancak ismi lazım değil bir özneden<br />bahsedilerek, imalı bir ses tonuyla, “eh, teri sırtında kuruduysa hastalanır tabii”,<br />“yalınayak dolaşmasına ruhsat veriliyorsa olacak elbet” “ince giydiriliyorsa üşütmüştür<br />yavrucak” şeklinde “giydiren, teri sırtında kurutan, yalınayak dolaşmasına ruhsat veren<br />kim?” sorularının öznesinin ancak ve sadece anneyi gösterdiği cümlelere maruz kalıyor<br />ve kendi öz çocuğunuzun hastalanmasından ötürü özür dileyecek noktaya geliyorsunuz.<br />Misal; anneannem. Hani genç olsa, kendinde o hali bulsa, bana yüzde yüz velayet davası<br />açardı diye düşünüyorum.<br />Kızlarım son beş gündür hasta. Her sabah ve her akşam anneanneme rapor veriyorum<br />ve her rapor verişimde benim annelik görevlerim konusundaki muhtemel eksikliklerim<br />üzerine bir sohbet gerçekleştiriyoruz.<br />Sonuç değişmiyor; gencim, anneyim, anneannem için asla yeterli değilim ve evet ben bu<br />çocuklara bakamıyorum. Çocuk havalar soğudu diye üşütmüş olamaz, arkadaşından<br />kapmış olamaz, anaokuluna gidiyor havadaki salgının biri bin nakit desek mümkünatı<br />yok. Bu işte benim parmağım var.<br />Kısacası, çocuklarım hasta olmuyor, onları ben hasta yapıyorum. Nasıl iştir anlamadım,<br />sağlıklılarken, o koltuk senin bu koltuk benim pire gibi sıçrarken kimse “amma sağlıklı<br />çocuklar yetiştirdin, turp gibiler maşallah” deyip sırtımı sıvazlamıyor ama hasta<br />olduklarında suçlu ben oluyorum!<br />O vakit doktora da gerek yok<br />Başka bir örnek; eczacı teyzem. Eczacı olduğu detayını vermek durumunda kaldım<br />çünkü kendisi çocuklarıma antibiyotik vermediğim için iyileşemediklerini, bu yüzden<br />ayda bir defa hasta olduklarını, kökünü kurutamadıklarını, burunları akar akmaz<br />antibiyogrammış, doktora götürmekmiş, muayane ettirmekmiş beklemeden, antibiyotiği<br />basmam gerektiğini söylüyor.<br />Basmadığım için tekrar ve daima suçlu olduğumu da her seferinde ekliyor. Onu dinleyecek<br />olursam, doktorluk mesleğine gerek kalmıyor, çocuklar pek doğal ecza dolabıyla<br />büyütülebiliyor. Böylece sağlıklı ve sümüksüz çocuklar, parası cebinde kalmış<br />ebeveynler nesli oluşuyor.<br />Çok sevgili aile büyükleri Allah aşkına saçmalamayın. Bir ebeveyn sebep çocuğunu hasta<br />etsin, sebep tedavi sürecini uzatsın, sebep dertsiz başına dert alsın? Sizi bilmem ama,<br />şahsen 40 radde ateşle, yatakta inleyen minicik yavrumu izlemek bana hiç keyif<br />vermiyor. Kaldı ki, bir hafta sokağa çıkmamak bünyeme hiç iyi gelmiyor. Ayrıca eve<br />giren her mikrobun bütün aile fertlerini dolaşıp, en nihayetinde anneyi devirmesi beni<br />asla hoşnut bırakmıyor. Rica ediyorum kendimize gelelim, gelemiyorsak antibiyotik<br />içelim!